default logo

Anasayfa


ÖZGÜR BİR DÜNYA İÇİN BULUŞUYORUZ

Geçen yıl Dünyanın dört bir tarafından gelen dostlarla kurulmuştuk Dikili’ye. Her köşesinden bambaşka dillere ait şarkıların yükseldiği Dikili bu yıl da bekliyor bizi. Bu yıl ‘kendi özgür dünyamızı kurmak için’ diyerek buluşuyoruz. Doğal alanların, kültürel mirasların rant uğruna size üç ağaç bile fazla denilerek paramparça edildiği, sinema salonlarımızdan tiyatro sahnelerimize kadar iş makinelerinin hayatımızın parçası haline gediği, bilimin referans olmaktan çıktığı, üniversite yerine külliyelerin işaret edildiği Türkiye’de bir nefes almak için, kendi özgür dünyamızı, şirinler köyü misali inşa etmek için gidiyoruz Dikili’ye. Türkiye’nin dört bir tarafından özlemlerimiz, hayallerimiz ile buluşacağız. Orada karacağız geleceğimizin harcını. Bize gelecek diye sistemin esaretini reva görenlere inat özgür bir dünya talebimizi hep birlikte haykırmak için buluşuyoruz.

İLLE DE BUGÜN

Hızlı adımlarla hazırlanıyoruz. Birbirimizden güç almaya, dertlerimizi paylaşmaya, birbirimizin kahkahalarına ortak olmaya ihtiyacımız var. Bilimin yerine hurafeleri referans gösterenlere bir cevap vermek gerekiyor. Sıra arkadaşlarımızla bizi rakip olarak gösterenlere bu kampta beş şıklı soruların değil kardeşliğin cevabı olduğunu söylemek gerekiyor. Gerekiyor çünkü toplumu dini referanslarla yeniden örgütlemeye çalışanlar özgürce aldığımız nefesi bize çok görmeye başladılar. Fıtrat diye tutturdular. Yüzlerce işçinin kar uğruna ölmesi fıtrat oldu önce, sonra kadınların bedenini yakan ateşin adı oldu. Bize gelecek diye sundukları kölece bir yaşamın adı oldu fıtrat. Şimdi bu fıtrat anlayışına cevap verme zamanı değil mi? Yarın çok geç ille de bugün!

GERÇEKLERİN TA KENDİSİ İLE

Rekabetçi bir eğitimin dayatıldığı Türkiye’de, cinsiyetçi, gerici bir eğitimin karşısına kampımızdaki atölyelerimizle dikiliyoruz. Birlikte ürettiğimiz, birlikte öğrendiğimiz atölyeler, bize hiç öğrenme şansı vermeyen sisteme bir kanıt! Üstelik bizim ellerimizle şekillenen bir kanıt bu. Ertesi gününü görebilen, ayakta kalan ve hayatı yeniden örgütleyen kadınlarla diyerek kadın çalışmaları atölyesinden farklı bir iktisadı tartıştığımız politik iktisat atölyesine, özgürce çizebildiğimiz resim atölyesinden, acaba yıkarlar mı korkusu taşımadan heykel yaptığımız heykel atölyesine kadar kuracağımız birçok atölye ile özgür dünyamızda birlikte tartışacak, üretecek ve paylaşacağız. Hem katılımcısı hem yürütücüsü olacağımız bu atölyeler ile gelin de görün nasıl içinde rekabetin r sinin olmadığı bir şekilde nasıl geliştiriyoruz kendimizi, kendimizle birlikte arkadaşlarımızı. Hem de hurafeler ile değil gerçeklerin ta kendisiyle…

SICAĞIN ARDINDAN

Tartışacağımız, çözüm arayacağımız çokça şeyimiz var. Düzenleyeceğimiz paneller, işçi işsiz gençlik, liseli gençlik ve üniversiteli gençlik forumlarıyla tartışacak, çözümler bulacak, kampımızı bulunduğumuz yerlere taşımanın planlarını yapacağız. Diyelim ki bunaldık günün sıcağından, akşamları sahilde konserlerle eğlenip kah halay kah horon ile dans edeceğiz. Farklı kültürlerin kumların üzerinde nasıl da ayrılmamacasına el ele tutuştuğuna şahit olacağız.

NEFES ALMAK İÇİN

Temizlikten, yemeğe kadar her şeyi birlikte yapacağımız kampımızda onlarca farklı dilin, kültürün nasıl bir arada bir yaşamı inşa edebileceğini kanıtlayacağız cümle aleme! 14 yıldır yaptığımız gibi. Birlikte üretip, birlikte paylaştığımız, savaşsız ve sömürüsüz bir dünyanın mümkün olduğunu gösterecek; 
istediğimiz geleceği hep birlikte inşa edeceğiz. Biz, hayallerimizdeki özgür dünyayı en genç haliyle inşa ediyoruz! Hem de Ege'nin orta yerinde! Emeği bu kültürle, bireyi toplumla, politikayı yaşamımızla, yeniyi tarihle, düşlerimizi gelecekle buluşturacağız. Türkiye'nin dört bir yanından binlerce genç birer tuğla koymaya gelecek ‘gelecek’ için. Neden sen de onlardan biri olmayasın? E hadi ne duruyoruz öyleyse, toplayalım çantamızı, alalım hayallerimizi doğru Dİkili'ye! Gelecekten çaldığımız bir haftamızda özgür dünyamızı inşa etmeye, nefes almaya, paylaşmaya, üretmeye ve daha birçok şeye...