default logo

10-18 Ağustos - İzmir/Dikili

14.’sünü gerçekleştirdiğimiz geleneksel gençlik kampımız bu yıl Dikilide. Bu yıl ‘emeği kültürle, yeniyi tarihle, barışı gelecekle buluşturuyoruz’ şiarıyla Ülkenin dört bir yanından her dilde barış şarkıları söylemeye Dikili'ye gideceğiz.


EMEĞİ KÜLTÜRLE, YENİYİ TARİHLE, BARIŞI GELECEKLE BULUŞTURUYORUZ!

Bu yıl ‘emeği kültürle, yeniyi tarihle, barışı gelecekle buluşturuyoruz’ şiarıyla Ülkenin dört bir yanından her dilde barış şarkıları söylemeye Dikili'ye gideceğiz. Doğal alanların, kültürel mirasların rant uğruna size üç ağaç bile fazla denilerek paramparça edildiği, sinema salonlarımızdan tiyatro sahnelerimize kadar iş makinelerinin hayatımızın parçası haline gediği, bilimin referans olmaktan çıktığı, üniversite yerine külliyelerin işaret edildiği, barışın hedef gösterildiği Türkiye’de bir nefes almak için, kendi emeğimizle, kültürle, bilimle iç içe, kardeşçe yaşamı, barışı savunan bir kampı, şirinler köyü misali inşa etmek için gidiyoruz Dikili’ye. Türkiye’nin dört bir tarafından özlemlerimiz, hayallerimiz ile buluşacağız. Orada karacağız geleceğimizin harcını. Bize gelecek diye sistemin esaretini reva görenlere inat özgür bir dünya talebimizi hep birlikte haykırmak için buluşuyoruz.

KARARTILAN SENİN GELECEĞİN!

Hızlı adımlarla hazırlanıyoruz. Birbirimizden güç almaya, dertlerimizi paylaşmaya, birbirimizin kahkahalarına ortak olmaya ihtiyacımız var. Bilimin yerine hurafeleri referans gösterenlere, savaş çığırtkanlığı yapanlara bir cevap vermek gerekiyor. Sıra arkadaşlarımızla bizi rakip olarak gösterenlere bu kampta beş şıklı soruların değil kardeşliğin cevabı olduğunu söylemek gerekiyor. Gerekiyor çünkü toplumu dini referanslarla yeniden örgütlemeye çalışanlar özgürce aldığımız nefesi bize çok görmeye başladılar. Fıtrat diye tutturdular. Sınavı kazanamadığı için intihar eden arkadaşlarımızın da, her ay onlarca genç işçinin kar uğruna ölmesinin de, kadınların bedenini yakan ateşin de fıtrat oldu adı! Savaş politikalarının kararttığı geleceğimizin, bize gelecek diye sundukları kölece bir yaşamın adı oldu fıtrat. Şimdi bu fıtrat anlayışına cevap verme zamanı değil mi? Yarın çok geç ille de bugün!

BİZİM ELLERİMİZDE ŞEKİLLENEN ATÖLYELER

Rekabetçi bir eğitimin dayatıldığı Türkiye’de, cinsiyetçi, gerici, antidemokratik bir eğitimin karşısına kampımızdaki atölyelerimizle dikiliyoruz. Birlikte ürettiğimiz, birlikte öğrendiğimiz atölyeler, bize hiç öğrenme şansı vermeyen sisteme hem bir yanıt, hem de nasıl olması gerektiğine bir kanıt! Üstelik bizim ellerimizle şekillenen bir kanıt bu. Ertesi gününü görebilen, ayakta kalan ve hayatı yeniden örgütleyen kadınlarla diyerek kadın çalışmaları atölyesinden farklı bir iktisadı tartıştığımız politik iktisat atölyesine, özgürce çizebildiğimiz resim atölyesinden, acaba yıkarlar mı korkusu taşımadan heykel yaptığımız heykel atölyesine kadar kuracağımız birçok atölye ile özgür dünyamızda birlikte tartışacak, üretecek ve paylaşacağız. Hem katılımcısı hem yürütücüsü olacağımız bu atölyeler ile gelin de görün nasıl içinde rekabetin r sinin olmadığı bir şekilde nasıl geliştiriyoruz kendimizi, kendimizle birlikte arkadaşlarımızı. Hem de hurafeler ile değil gerçeklerin ta kendisiyle…

PANELLER, FORUMLAR, KONSERLER

Tartışacağımız, çözüm arayacağımız çokça şeyimiz var. Düzenleyeceğimiz paneller, işçi işsiz gençlik, liseli gençlik ve üniversiteli gençlik forumlarıyla tartışacak, çözümler bulacak, kampımızı bulunduğumuz yerlere taşımanın planlarını yapacağız. Diyelim ki bunaldık günün sıcağından, akşamları sahilde konserlerle eğlenip kah halay kah horon ile dans edeceğiz. Farklı kültürlerin kumların üzerinde nasıl da ayrılmamacasına el ele tutuştuğuna şahit olacağız.

PAYLAŞMAYA, ÜRETMEYE VE DAHA BİRÇOK ŞEYE…

Temizlikten, yemeğe kadar her şeyi birlikte yapacağımız kampımızda onlarca farklı dilin, kültürün nasıl bir arada bir yaşamı inşa edebileceğini kanıtlayacağız cümle aleme! 14 yıldır yaptığımız gibi. Birlikte üretip, birlikte paylaştığımız, savaşsız ve sömürüsüz bir dünyanın mümkün olduğunu gösterecek; 
istediğimiz geleceği hep birlikte inşa edeceğiz. Biz, hayallerimizdeki özgür dünyayı en genç haliyle inşa ediyoruz! Hem de Ege'nin orta yerinde! Emeği bu kültürle, bireyi toplumla, politikayı yaşamımızla, yeniyi tarihle, düşlerimizi gelecekle buluşturacağız. Türkiye'nin dört bir yanından binlerce genç birer tuğla koymaya ‘gelecek’ için. Neden sen de onlardan biri olmayasın? E hadi ne duruyoruz öyleyse, toplayalım çantamızı, alalım hayallerimizi doğru Dİkili'ye! Gelecekten çaldığımız bir haftamızda özgür dünyamızı inşa etmeye, nefes almaya, paylaşmaya, üretmeye ve daha birçok şeye...